top of page

Doğru işi seçmek kariyerinizde yaratabileceğiniz etkinin önemli bir belirleyicisidir

Belli bir alanda çalışıyor veya bir mesleği icra ediyor olmak kendiliğinden yüksek bir etki yaratmayı garanti etmez. Kimi şirketler, kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşları bariz bir şekilde başarısızdır, hatta zararlı dahi olabilirler. Başarılı ve faydalı olanların arasında da çok büyük etki farkları olabilir. Dolayısıyla bu farklı seçenekler arasından doğru işi seçip o kuruluşta faaliyet göstermenizin etkisi kariyerinizin neticesini kayda değer biçimde artırabilir. 

 

Pek çok insan bulabildiği ilk işe girer ve alternatifleri hiç değerlendirmez; bazı insanlar da çalıştıkları mevcut işlerini değiştirmeyi ve başka olasılıkları hiç dikkate almaz. Halbuki bu konuda doğru kararlar vermek işinizde gösterdiğiniz gayret kadar önem arz edebilir. Yanlış bir işte kendinizi paralasanız dahi doğru bir işte çalışmanız halinde yapabileceklerinizin çok daha azını dahi gerçekleştiremeyebilirsiniz. Bu nedenle etki odaklı bir kariyer planlamasında hangi şirkette, kamu kuruluşunda veya sivil toplum kuruluşunda çalışacağınız önemli bir meseledir. Bu tabii ki her zaman bir tercih olmaz. Pek çok insanın özellikle kariyerinin başında çok sayıda seçeneği olmayabilir. Ama yine de seçim şanslarının olduğu aşamalarda (özellikle kariyerin ilerleyen dönemlerinde) belli değerlendirmeler yapmak gerekebilir. Bu yazıda bu değerlendirmelerin neler olabileceğine bakılacak. 

 

Gerçek bir değer yaratılıyor olması

 

Bir sigara şirketinde çalışmak ile bir hastanede çalışmak arasında bir değer farkının olduğunu söylemek yanlış olmaz. İnsanların daha çok sigara içmesi için çalışmak ile onların daha iyi sağlık hizmeti almaları için çalışmak arasında tabii ki bir fark vardır. Bu nedenle en başta seçtiğiniz (veya seçebileceğiniz) kuruluşun yarattığı değerin ne olduğu ve bunun ne kadar önemli olduğunu değerlendirmek gerekir. 

 

Burada tabii ki farklı insanların farklı değer yargıları olacaktır. Özellikle eğer belli mal ve hizmetlerin sağlanmasına veya belli adalet sorunlarının çözülmesine piyasadaki değerlemelerinin ötesinde farklı bir değer atfediyor iseniz bu konuda kendi değer yargılarınızın neler olduğu ve bunlar arasındaki öncelikler hakkında değerlendirmeler yapmanız gerekecektir. Mesela zihinsel sağlık hizmetlerinin yaygınlaştırılması, kırsal bölgelerde kız çocuklarının eğitim imkanlarının geliştirilmesi, belli toplumsal gruplarının haklarının korunması, bir sonraki seçimde belli bir siyasi partinin iktidar olması ve bunun gibi. 

 

Diğer taraftan söz konusu kuruluş, gerçekleştirdiği ekonomik faaliyetten ötürü de büyük bir değer yaratıyor olabilir. Özel şirketlerin olası olumlu etkileri de değerlendirme dışı bırakılmamalıdır, hele ki bunlar gerçekten büyük veya gelecekte çok büyüyebilecek şirketler ise. 

 

Başarı geçmişinin olması

 

Bir kuruluş geçmişte etki yaratmayı başardı ise bunu tekrar başarması olasıdır. Aynısı tersi için de geçerlidir: bir kuruluş makul bir süre içinde etki yaratmayı başaramadı ise yakın gelecekte (en azından yapısında veya programlarında kayda değer değişiklikler yapmadan) bunu gerçekleştirebileceği şüphelidir.

 

Kuruluşların geçmiş performanslarını değerlendirirken eleştirel ve araştırmacı bir tutum almak mantıklı olacaktır. Kuruluşlar, daha fazla müşteri ve destek toplamak için başarılarını abartmaya ve başarısızlıklarını saklamaya meyillidir. Bu nedenle iddialarının gerçekten doğru olup olmadığını ve gerçekten şeffaf olup olmadıklarını kontrol etmek gerekir. Vitrinde sunulan etkiyi varsaymaktansa bunun somut delillerine bakmak daha doğru bir tutum olacaktır.

 

Buna ek olarak kuruluşun maliyet etkinliğini daha iyi anlamak için harcamalarını da kontrol etmek gerekir. Bir kuruluş belli bir miktar ilerleme kaydetmiş olabilir ancak bunun bedeli ne olmuştur? Örneğin bir kamu kuruluşu veya bir sivil toplum kuruluşu bir takım şeyler yapıyor olsa dahi bunun karşılığında oldukça büyük kaynakları harcadığından ötürü aslında çok da büyük bir başarı elde etmiyor olabilir. Benzer bir şekilde, özel bir şirketin de belli alanlarda yaptığı faaliyetlerinin arka planında yakın zamanda aldığı bir yatırım veya piyasada sahip olduğu tekel pozisyonu olabilir.  

 

Ayrıca, "karşı olgusallar" da gözden kaçırmamak gerekir. Pekala bazı ilerlemeler söz konusu kuruluşun faaliyetlerinden bağımsız olarak zaten kendiliğinden veya başka aktörler tarafından da gerçekleştirilebilir. Bu faktörler göz önüne alındığında aslında o kuruluşun özel bir başarısının olmadığı ortaya çıkabilir. 

 

Başarı planının makul olması

 

Bazı kuruluşlar henüz yeni oldukları veya çalışmalarının netice vermesi zaman aldığı için henüz uzun bir başarı geçmişi sunamayabilir. Belli bir geçmişi olan kuruluşların başarı geçmişleri de yanıltıcı olabilir: geçmişteki başarı her zaman gelecekteki başarıyı garantilemez. Bu nedenle söz konusu projenin veya kuruluşun hedeflediği etkiyi faaliyetleri vasıtasıyla nasıl gerçekleştireceğine dair hipotezlerinin eleştirel olarak değerlendirilmesi gerekir. 

 

Diğer yazılarda da sürekli tekrar edildiği üzere etkinin gerçekleşeceğini varsayamayız; faaliyetlerin gerçekten netice vereceğine ilişkin delillerin ve akılcı sebeplerin olup olmadığını sorgulamak gerekir. Aşağıdaki sorular bu sorgulamalarda kullanılabilir:

 

  • Projenin veya kuruluşun kısa ve uzun vadeli hedefleri neler?

  • Kuruluş mevcut konumundan bu hedeflere adım adım nasıl geçmeyi planlıyor?

  • Bu hedeflere ulaşmak için hangi faaliyetleri gerçekleştirmeyi planlıyor veya hali hazırda gerçekleştiriyor?

  • Her adımda ne gibi somut sonuçlar bekleniyor? 

  • Her adımın altında yatan varsayımlar nelerdir? Bunlar makul müdür?

  • Bu faaliyetlerin başarı olasılığı nedir? Belirsizlikler nelerdir?

  • Bu tür faaliyetlerin diğer benzer koşullarda başarılı olduğuna dair kanıt veya akılcı sebepler var mı? Bunlar ne kadar güçlü? 

Yönetimin ve ekibin yetkin olması

Söz konusu kuruluşun misyonu ve vizyonu her ne kadar pozitif olsa da, nihayetinde bunları o kuruluştaki insanlar hayata geçirecektir. Planlar ne kadar iyi olursa olsun, ister istemez çözülmesi gereken meseleler ortaya çıkacaktır ve bunları da ancak yetkin insanlar çözebilir. Bu nedenle kuruluşun doğru insanlara sahip olup olmadığını da değerlendirmek gerekir.

Pek çok kuruluş iyi fikirlerle yola çıksa da başarısız olur. Bu başarısızlığın nedeni de çoğu zaman iyi fikirlerin kötü uygulamasından kaynaklanır. Benzer şekilde, bazı kuruluşlar tüm zorluklara rağmen başarılı olur, çünkü olağanüstü iyi performans gösterirler. Zayıf liderliğe ve vasıfsız çalışanlara sahip bir kuruluşa katılırsanız, muhtemelen etki yaratmada başarısız olursunuz. Diğer taraftan güçlü bir yönetime ve yetkin personele sahip bir kuruluşa katılırsanız, becerilerinizi ve çabalarınızı en iyi şekilde kullanabilir ve meslektaşlarınızla kolektif bir emek vererek hedeflerinize ulaşabilirsiniz. 

Her şeyin her kuruluşta mükemmel yürütüldüğünü varsaymamak gerekir. Kuruluşun yerleşik bir başarı geçmişi ve sağlam bir planı olsa bile ekipte meydana gelen gelişmeler nedeniyle kuruluş eskisi kadar istikrarlı olmayabilir. İşyerini daha iyi anlamak için liderlik ekibinin ve birlikte çalışacağınız diğer kişilerin özgeçmişlerini ve başarılarını kontrol edebilirsiniz. Çalışmalarını okuyabilir veya yaptıkları sunumları dinleyebilirsiniz. Staj yaparak içeride işlerin nasıl yürüdüğü hakkında çok daha iyi bir fikir edinebilirsiniz. Staj yapmak kuruluşun kültürü ve çalışanlarına nasıl davrandığı hakkında bilgi edinmenin çok iyi bir yoludur. Bu nedenle kariyerinizin özellikle erken dönemlerinde staj tecrübelerinizi bu hedef doğrultusunda şekillendirmenin faydası büyük olabilir.

Şartların elverişliliği 

Her işyeri içinde bulunduğu şartlardan etkilenir. Örneğin bir şirket içinde bulunduğu ekonominin canlı olup olmamasından veya bir sivil toplum kuruluşu içinde bulunduğu toplumun genel değerlerinden ister istemez etkilenecektir. Bu şartların ne kadar elverişli olup olmadığı da söz konusu kuruluşun başarısına ilişkin öngörüde bulunmak açısından önemli bir ölçüttür. 

Tabii ki kuruluşlar belli olumsuz şartlara rağmen dahi başarıya ulaşabilir.  Öte yandan, bu olumsuzluklar başarı ihtimallerini imkansız hale getirmemelidir. Aksi takdirde çabalar boşa gidecek ve kayda değer bir olumlu netice elde edilemeyecektir. Diğer taraftan şartlar elverişli ise daha büyük hedeflere daha hızlı bir şekilde ulaşılabilir. Bu nedenle bir kuruluşu değerlendirirken, içinde bulunduğu piyasayı veya toplumsal koşulları da dikkate almak ve alternatifleri ile kıyaslamak önemlidir. 

Sizin için uygun olması

Son olarak, kuruluşun sizin için uygun olup olmadığını da değerlendirmelisiniz:

  • İşi ve insanları siz ilgi çekici buluyor musunuz?

  • İş düzenindeki özerklik ve zorluk seviyesi sizin beklentilerinizle eşleşiyor mu?

  • Belirsizlikler ne düzeyde ve sizin risk iştahınız ile uyumlu mu?

  • Ne kadar stresle başa çıkabilirsiniz ve zorlukları ne kadar seversiniz? Bu tercihler kuruluş ve rol hakkında bildiklerinizle uyumlu mu? Ve bunun gibi.

Kötü eşleşmeler sizin ve kuruluşun performansını ciddi şekilde etkileyebilir. İdeal olarak, seçtiğiniz kuruluş zayıflıklarınızı karşılamalı ve hafifletmeli, güçlü yönlerinizi ise daha da geliştirmenize imkan sağlamalıdır. Benzer şekilde, bir kuruluşta belirli zayıflıklar veya sınırlamalar görebilirsiniz ancak yine de bunlarla çalışabileceğiniz, onları geliştirebileceğiniz ve kuruluşun misyonuna katkıda bulunabileceğiniz sonucuna varabilirsiniz. Dolayısıyla kuruluşları değerlendirirken bunu izole bir şekilde değil, kendinizi o pozisyonda iken düşünün ve kişisel uyumunuzu tartın.

Bazı şerhler
 

​Son olarak bu tavsiyeleri dengeleyecek birkaç noktaya dikkat etmek gerekir:

  • Bu değerlendirmeleri yaparken muhtemelen sınırlı bilgiye sahip olacaksınız. Bu nedenle olumlu veya olumsuz aceleci sonuçlar çıkarmaktan ve nihai yargılarda bulunmaktan kaçının. 

  • Mükemmel bir kuruluş arayışında olmak gerçekçi değildir. Neredeyse tüm kuruluşların bazı olumsuz yönleri olacaktır ve hiçbir olumsuzluğu olmayan kuruluşu aramak sizi seçeneksiz bırakabilir.

  • Özellikle kariyerinizin başında iseniz bu seçimlerde daha düşük bir eşik belirlemek mantıklı olabilir. Bu aşamada zaten daha az seçeneğiniz olacaktır. Her ne kadar ilk aşamalarda girebildiğiniz işlerin çok etkili olmadığını düşünüyor olsanız dahi bu işlerden elde ettiğiniz kariyer sermayesi gelecekte size daha seçici olma imkanı sağlayabilir. 

© 2035 by Ernst & Goldschmidt Consultancy. Powered and secured by Wix

bottom of page