top of page

İyi şeyler yapmak için illa doktor olmanıza veya sivil toplumda çalışmanıza gerek yok

Pek çok kişi hatalı bir şekilde insanlığa yararlı kariyerlerin az sayıda meslekle veya işle sınırlı olduğunu düşünür. Bu hatalı algıya göre ancak tıp veya hukuk gibi belli mesleklerin icra edilmesi ve/veya sivil toplum kuruluşları gibi doğrudan belli ideallere yönelik işlerde çalışılması halinde idealist bir kariyer mümkün olabilir. 

 

Halbuki insanın kariyeri ile iyi bir şeyler yapması için sadece belli mesleklere mensup olması veya belli kuruluşlarda çalışması zorunlu değildir. Başka mesleklerde ve alanlarda çalışılarak da ortalama bir doktordan veya bir dernek çalışanından çok daha büyük bir etki yaratılabilir. Bu yazıda tüketici olmayacak şekilde genellikle idealist olarak nitelenmeyen ama aslında büyük etki potansiyeline sahip alternatiflerden birkaçına bakılacak. 

 

Ekonomik büyüme

 

Bu alternatiflerden ilki, ekonomik büyümeye katkıda bulunan kariyerlerdir. Bu kategoriye neredeyse her çalışan girer. İşini iyi yapan ve çeşitli kariyer kararları ile etki ölçeğini artıran pek çok kişi kariyeri boyunca ekonomik büyümeye kayda değer bir katkı yapabilir. Bu kategorideki kariyerlerin içinde özel sektör kariyerleri olduğu gibi kamuda ekonomi yönetimi ile ilgili kariyerler de düşünülebilir. 

 

Ekonomik büyüme, insanların değer verdiği birçok hizmet ve ürüne erişim sağlar, istihdam olanaklarını artırır ve devletin daha fazla vergi toplayabilmesini sağlayarak çeşitli hizmetleri finanse etmesine imkan verir. 

 

Diğer kategorilerde olduğu gibi, bu kategori içindeki farklı kariyerlerin arasında da kayda değer bir etki farkı olduğunu söyleyebiliriz. Bekleneceği üzere işini iyi yapan ile yapmayan arasında bir etki farkı olduğu gibi, farklı iş pozisyonlarının ve sektörlerin etki ettiği ekonomik ölçek ve yarattıkları ekonomik değer arasında da ciddi bir fark olabilir. Dolayısıyla alınacak kariyer kararlarının etkisi de bu nedenle çok büyük olabilir. 

 

Bu perspektiften baktığımızda bir bankacının, bir mühendisin, bir ticaret müşavirinin veya bir vinç operatörünün de tıpkı bir doktor veya bir hakim gibi kariyerleri ile büyük bir etki yaratma potansiyeli olduğunu söyleyebiliriz. 

 

Çok kötü şeyleri engellemek

 

“İyi” bir şeyler yapmayı genellikle belli şeylerin doğrudan sağlanması olarak kafamızda canlandırırız. Örneğin aç insanların doyurulması, hasta insanların tedavi edilmesi, haksızlığa uğrayan insanların haklarının teslim edilmesi, enkazlardan depremzedelerin kurtarılması gibi. Ama iyilik pekala belli kötülerin en başta oluşmasını önlemek veya bu olumsuz senaryoların etkilerini sınırlı tutacak hazırlıkları yapmak da olabilir. Örneğin salgın hastalıkların çıkmasını önleyecek önlemler almak, deprem riski olan bölgelerde binaları depreme dayanıklı hale getirmek, çeşitli ülkelerden ve terör örgütlerinden gelebilecek saldırılara karşı gerekli tedbirleri almak ve bunun gibi. 

 

Bu perspektiften baktığımızda kamu sağlığı yöneticisinin her ne kadar hayatında hiç hasta tedavi etmese dahi bir cerrahtan daha fazla insan hayatı kurtarabilme potansiyeli olabileceğini veya bir kentsel dönüşüm politikası sorumlusunun her ne kadar hiç enkazdan insan çıkarmamış olsa dahi sayısız insanı ölümden koruyabileceğini görebiliriz. 

 

Başkalarının iyi şeyler yapmasını sağlamak

Olumlu bir etki yaratmak için illa ki o etki zincirinin en sonunda yer almaya gerek yoktur. Pekala başka insanların iyi şeyler yapmasına imkan ve destek vererek de büyük bir etki yaratılabilir. Bunun en basit görünümü destekleyici pozisyonlardaki kariyerlerdir. Örneğin işini iyi yapan bir sekreter veya bir asistan, işini gerçekten iyi yapan bir doktor veya bir yöneticinin üretkenliğini ona destek olarak kayda değer biçimde artırabilir. Esasında neredeyse her şirket veya kurumda, bir ekip çalışması söz konusudur. Eğer o şirket veya kurumun faaliyeti gerçekten olumlu bir etki yaratıyor ise buradaki tüm rollerin hakkıyla yapılması bu etkide rol oynayacaktır. 

 

Belli özel veya kamusal kurumsal yapıların kurulması ve yönetiminde rol oynayan kişiler de bu kapsamda düşünülebilir. Bu kurucular ve yöneticiler bizzat kurumun sağladığı hizmet veya malı sağlamıyor olsa da çalışmaları başka kişilerin etki yaratmasına imkan sağlar. 

 

Bilginin araştırılması ve öğretilmesi alanında çalışanlar da her ne kadar bizzat bilgiyi somut bir etkiye dönüştürmüyor olsalar dahi bu bilgileri edinen diğer kişiler tarafından uzun vadede ve daha fazla insanın katılımı ile gerçek bir etkiye ortaya çıkabilir. Dolayısıyla her ne kadar “golü atan” siz olmasanız dahi gole giden asistleri yapmak da bir o kadar önemli olabilir (her ne kadar tribünler bunu fark etmiyor olsa da). 

 

Bu kariyer stratejisinin daha enteresan bir görünümü ise “vermek için kazanmak”tır. Ciddi bir gelirinizin ve mal varlığınızın olması halinde bir taraftan ekonomik büyümeye destek katkıda bulunabilir, diğer taraftan da önemli alanlarda çalışmalar yapan başka insanları finansal olarak destekleyebilirsiniz. Pek çok sivil toplum kuruluşunun faaliyeti bu tip büyük bağışçıların sayesinde gerçekleşmektedir. Bu çerçeveden bakıldığında her ne kadar sivil toplum kuruluşunda çalışanlar doğrudan bir etki yaratsa da bunun arkasında o kuruluşun o çalışanları istihdam edip  programlarını gerçekleştirmesine imkan veren destekçilerin asli bir rol oynadığı görülebilir. 

 

Son olarak, ebeveynlerin çocuklarını iyi yetiştirmek için kariyerlerini (bir işte çalışarak veya evde bakım sağlayarak) onların ihtiyaçlarını karşılamaya endekslemesi de bu bağlamda değerlendirilebilir. Neredeyse tüm ebeveynler çocuklarına maddi ve manevi destek vererek gelecekte kendilerinden daha iyi bir noktaya gelmelerini amaçlar. Bu, kendi içinde iyi bir şey olduğu gibi, dolaylı olarak daha büyük çapta etki yaratma potansiyeline de sahiptir. Birçok insan çeşitli imtiyazlardan yoksun olduğu için kendi kariyerinde fazla ilerleyemez. Ama bir sonraki nesil için makul şartların sağlanması halinde daha olumlu olasılıklar gerçekleşebilir. Çocuklarının kendilerinden daha iyi bir eğitim almasına, daha iyi bir maddi sermaye ile hayata başlamasına veya daha iyi bir iş sahibi olmasına gayret eden ebeveynler amaçlarına ulaştıklarında her ne kadar çocuklarının yaptığı şeyleri bizzat kendileri yapmıyor olsalar dahi onların başardıkları şeylerde büyük bir rol oynamış olurlar.

© 2035 by Ernst & Goldschmidt Consultancy. Powered and secured by Wix

bottom of page